Başınız ağrıdığında bir ağrı kesici alırsınız ve bir saat içerisinde ağrınız hafifler, olmazsa bir tane daha... Ancak vitaminlerin etkisini bu şekilde kısa sürede görebilmek mümkün değil.
Çok uzun sürelerde, birçok farklı etkene bağlı olarak ortaya çıkabilecek bir yarar ya da etki söz konusu. Kişilerin kalıtsal özellikleri, yaşam ve çevre koşulları, karakter yapısı, beslenme şekli, alkol ve sigara alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar ve daha birçoğu... Bu kadar çok etkeni, 10 yıl - 20 yıl gibi uzun süreler sabit tutarak bir gözlemsel çalışma yürütebilmek mümkün olabilir mi? Dolayısıyla, farklı deneysel ya da izleme çalışmalarının sonuçlarını değerlendirerek vitamin ve mineraller ile ilgili doğru bir karar verebilmek zor. O halde ne yapmak gerekiyor?
Kanımca, öncelikle vitamin ve minerallerin vücudumuz için gerekli olup olmadığını değerlendirmemiz gerekiyor. Vitamin ve mineraller, vücudumuzdaki biyokimyasal olgularda hızlandırıcı rol oynayan temel maddeler. Bu inkar edilemeyen bir gerçek. O halde bizim sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bu maddelere ihtiyacımız var. Vitamin ve mineraller vücudumuzda sentezlenemediğine (D vitamini dönüşümü hariç) göre dışarıdan almamız zorunlu. Meyve ve sebzeler, vitamin ve mineraller için en önemli kaynak. Bu durumda, beslenme şeklimizi gözden geçirmeniz doğru olacaktır.
DESTEK NE ZAMAN GEREKLİ
Aslında içinde bulunduğumuz bölgenin beslenme şekli olan ‘Akdeniz diyeti’ bu bakımdan en ideal beslenme programı olarak kabul ediliyor. Eğer meyve ve sebze bakımından uygun bir beslenme tarzımız olduğuna inanıyorsak, yeterli vitamin ve mineral aldığınız varsayılabilir. Varsayılabilir diyorum çünkü pişirme şeklinize ya da yediğiniz meyve ve sebze çeşitliliğine bağlı olarak da önemli farklılıklar görülebilir. Diğer taraftan, etcil ya da fast-food tarzı beslenmeyi tercih ediyorsanız, vücudunuza gerekli vitaminleri sağlamanız mümkün değil. Bu durumda dışarıdan vitamin desteği alınması sanırım gerekli. Peki hangi vitaminleri almamız gerektiğine nasıl karar verebiliriz?
KEPEK UNDAN DEĞERLİ
Besinler vasıtasıyla alınan vitamin ve minerallerin daha iyi emilim gösterdiğini ortaya koyan bazı bilimsel çalışmalar var. Ancak tükettiğimiz besinlerin vitamin ve mineral içeriğinin yeterli olup olmadığından emin olabilmemiz mümkün mü? ‘Tahıllar B vitaminleri bakımından zengindir’ denir, dolayısıyla ekmek ve tahıl ürünleri tüketenlerin yeterli B vitamini aldığı düşünülür. Ancak B vitaminleri tahılların kabuğunda, yani kepek olarak adlandırılan kısmında bulunuyor. Eskiden işe yaramadığın-dan hayvan yemi olarak kullanılan kepek yararı anlaşıldıktan sonra undan daha değerli hale geldi.
Yediğimiz beyaz ekmek ya da sandviçlerin çoğunda kepek bulunmuyor. Esasında kepekli diye aldığımız ekmeklerde de bazı hileler yapılıyor, un kavrularak esmerleştirilip kepekli ekmek görüntüsü verilebiliyor. Bu durumda, yeterli B vitamini almanız da mümkün olmuyor.
Genel olarak, suda çözünen vitaminlerin vücutta birikmediği, yağda çözünenlerin ise biriktiği düşünülmektedir. Diğer taraftan, dışarıdan ilaç şeklinde alınan vitaminlerin fazlasının sağlığımız için zararlı olabileceği görüşü savunulmaktadır. Tam bir ikilem! O halde, ne yapmalı? Vitamin ve minerallerin günlük alınması gereken miktarları (günlük gereksinim, RDA) Uluslararası sağlık kuruluşları tarafından, mevcut bilimsel veriler değerlendirilerek belirleniyor. Kişilerin kendi beslenme şekli ve tablolarda yer alan bu değerleri göz önüne alarak gereksinimlerini belirlemesi, uzmanların da görüşlerini dikkate alarak belirli dönemlerde vitamin ve mineral desteği kullanması, bence en doğru yaklaşım olacaktır.