Koenzim Q10 (CoQ10), gerek vücudumuzda meydana gelen ve gerekse az da olsa besinler yoluyla dışarıdan sağlayabildiğimiz vitamin benzeri önemli bir madde. Vücutta hemen her hücrede bulunduğu için İngilizce ubiquity-aynı anda her yerde bulunan anlamında “ubikinon” adı ile de bilinmektedir. Vücuttaki başlıca işlevi, antioksidan ve kofaktör olarak adenozin trifosfat üretiminde rol oynamasıdır.
Statinler yüksek kolesterol tedavisinde yaygın bir şekilde kullanılan önemli bir ilaç grubu. Bu tedavilerde en çok gözlenen yan etkinin kaslar üzerinde (miyopati) ortaya çıktığı, değişen derecelerde adale ağrıları ya da ender olarak daha ağır tabloda seyredebildiği (rabdomiyom) bildirilmektedir. Hangi etkenlerin miyopatiye yol açtığı henüz bilinmemekte ancak statinlerin sadece kolesterol oluşumunu azaltmakla kalmadığı, Koenzim Q10 miktarını da tükettiği tespit edilmiştir. Son yıllarda yürütülen klinik çalışmalarda statin kullanan hastalarda birlikte koenzim Q10 kullanılmasının hastalarda ilaca olan tahammülü artırdığı ve miyopati gelişimini önleyebildiği bildirilmektedir.
İKİ DOZDA DA İYİ SONUÇ VERDİ
Bilimsel ölçekte bir klinik çalışmada miyopati şikayeti bulunan 32 yüksek kolesterol hastasından 18’ine 30 gün boyunca günde koenzim Q10 (100 mg) ve 14’üne ise E vitamini (400 ünite) verilmiş. E vitamini verilen gruba göre koenzim Q10 verilenlerde kas ağrısı şikayetinin yüzde 40 oranda azalma gösterdiği bildirilmiş.
Bir başka çalışmada ise yine aynı şekilde statin miyopatisi şikayeti bulunan 44 hastada statin (10 mg ve 40 mg dozlarda) ile birlikte koenzim Q10’in günlük 200 mg dozda 3 ay süre ile uygulanması ile miyopati şikayetinin boş ilaç verilen gruba göre belirgin bir şekilde düşürülebildiği gözlenmiştir. Statinlerin iki farklı dozda (10 ve 40 mg) uygulanmasına karşılık, her iki durumda da koenzim Q10’un aynı derecede etkili olduğu görülmüştür.
BÖBREK İŞLEVİNİ BOZMUYOR
Peki bu uygulama ne derece güvenli? Bir klinik çalışmada statinlerin (atorvastatin 10 mg) 4 ay süre ile koenzim Q10 ile birlikte uygulanması ile karaciğer ve böbrek işlevleri üzerinde olumsuz bir etkisi gözlenmemiştir. Kaynaklarda günlük 600 mg’a kadar dozlarda uzun süre kullanımlarında bile herhangi bir risk bulunmadığı belirtiliyor. Son dönemlerde sınırlı sayıda hasta üzerinde yapılan bu uygulamaların sonuçlarını destekleyecek daha kapsamlı bulgulara ihtiyaç bulunmaktadır. Özellikle bu şekilde uygulamanın miyopati oluşumunu ne derecede önleyebileceğine dair ilave kanıtlar gerekmektedir.
Lahana ve sarımsakta bile var
Koenzim Q10, yağda çözünen bir antioksidan. Özellikle E vitamininin etkinliğini artırıyor. Gıdalarda miktarı oldukça düşük; soya fasulyesi, ceviz ve badem gibi tohumlar, etler, bazı balık türleri (uskumru, sardunya), rüşeym ve bazı sebzelerde (bezelye, ıspanak, lahana ve sarmısak) bulunduğu bildirilmektedir. Ancak miktarının düşük olması nedeniyle, koenzim Q10’ihtiyacı hasıl olduğunda eczanelerde bulunan ilaç şekillerinde kullanılması gerekir. Günlük alınması önerilen miktar 60 -100 mg arasında. Mesela, vücuda 100 mg koenzim Q10 sağlayabilmek için en yüksek oranda bulunduğu kaynak olan sardunya balığından her gün bir buçuk kilogram yemek gerekiyor. Sanırım bu biraz zor.
Spor yapanlar için de yararlı
Koroner kalp hastalıklarında kalp krizi riskini azaltabileceği, ritm bozukluklarını düzenleyebileceği ve kalp kasının işlevlerini destekleyeceği yönünde bazı deneysel bulgular bulunmaktadır. Bazı hastalarda yüksek tansiyonu düşürebileceği bildirilmektedir. Kanser hastalarında kemoterapinin bazı yan etkilerini azaltabilmektedir. Kaslar üzerindeki etkisi nedeniyle spor yapan kişilerde kas hücrelerinde hasarın önlenmesi bakımından yararlı olabilmektedir.